Mehmet Durmuş'un Çağın Kavramları Ansiklopedisi

Bu harfte 2 madde

Madde 013

Ekim teorisi

İngilizce
October theory
Okuma süresi
2 dk

Ekim teorisi, ekim ayını yıl bitmeden hedeflere yeniden başlamak için bir "ikinci yılbaşı" olarak gören bir sosyal medya akımıdır. Akıma göre yılın son üç ayı, ocak ayındaki "yeni yıl, yeni ben" baskısı olmadan yeniden toparlanmak için iyi bir fırsattır.

Baştan söyleyelim: Ekim teorisi bilimsel bir kavram değildir. Bir psikoloji terimi değil, bir akımdır. Yine de arkasında, psikolojide incelenmiş gerçek bir eğilim var.

Bilimsel karşılığı: Taze başlangıç etkisi

Davranış bilimciler Hengchen Dai, Katherine Milkman ve Jason Riis, 2014'te yayımlanan çalışmalarında insanların yeni bir haftanın, ayın, yılın ya da doğum gününün ardından hedeflerine yönelik davranışlara daha çok yöneldiğini gösterdiler. Bu eğilime taze başlangıç etkisi (fresh start effect) adını verdiler.

Zamandaki bu dönüm noktaları, geçmişteki başarısızlıklarla aramıza zihinsel bir mesafe koyar. "O eski bendim, şimdi yeniden başlıyorum" demeyi kolaylaştırır. Ekim teorisi, bu etkiyi yılın ortasında yeniden yakalamanın bir yolu olarak okunabilir.

Nerede işe yarar, nerede yaramaz?

  • İşe yarayabilir: Bırakılmış bir hedefe, suçluluk duymadan yeniden dönmek için bir bahane olarak.
  • İşe yaramayabilir: Her yeni başlangıç, "bu sefer mükemmel olacak" beklentisine dönüşürse. Mükemmeliyetçilik, yeniden başlamayı da yorucu hâle getirir.

Değişim takvimden değil, küçük ve sürdürülebilir adımlardan beslenir. Ekim de bunun için uygun bir zaman olabilir, sıradan bir salı da.

Varoluşçu bir not

Belki asıl soru "ne zaman başlayacağım" değil, "neden başlamak istiyorum" sorusudur. Kendi seçtiğimiz bir anlama bağlı hedefler, takvimden bağımsız olarak daha uzun soluklu olur. Kendine sert davranmadan yeniden başlamak için öz şefkat yazımıza da göz atabilirsin.

Ayrıca bakınız Varoluşsal kaygı

Bu maddenin kendi sayfası

Madde 014

Eş bağımlılık

İngilizce
Codependency
Okuma süresi
2 dk

Eş bağımlılık (kodependans, codependency), bir kişinin kendi ihtiyaçlarını, duygularını ve sınırlarını bir kenara bırakıp değerini bir başkasının ihtiyaçlarını karşılamaktan almasıdır. Bu kişi için sevilmek, gerekli olmakla neredeyse aynı şeydir. Partnerin, bir aile üyesinin ya da yakın bir arkadaşın sorunlarını çözmek, ruh hâlini düzeltmek, onu korumak, hayatın merkezine yerleşir.

Kavram ilk olarak bağımlılık sorunu yaşayan kişilerin yakınlarını tanımlamak için kullanıldı; zamanla daha geniş bir ilişki örüntüsünü anlatmaya başladı. Eş bağımlılık resmi bir tanı değildir. Ama birçok insanın ilişkilerde yaşadığı tanıdık bir döngüyü tarif eder.

İşaretleri

  • Karşındakinin sorunlarını kendi sorunlarından daha çok düşünmek
  • Hayır demekte zorlanmak, hayır dediğinde suçluluk duymak
  • Karşı tarafın ruh hâline göre kendi ruh hâlinin değişmesi
  • Kendi ne istediğini, ne hissettiğini bilmekte zorlanmak
  • Sana iyi gelmeyen bir ilişkiyi "o bensiz yapamaz" düşüncesiyle sürdürmek
  • Yardım etmenin, kontrol etmeye dönüştüğü anlar

Nereden gelir?

Eş bağımlılık çoğu zaman çocuklukta öğrenilmiş bir hayatta kalma biçimidir. Ebeveynlerden birinin bağımlılık, ağır bir hastalık ya da duygusal dengesizlik yaşadığı ailelerde büyüyen çocuk, erkenden "yetişkin" rolünü üstlenebilir. Sevginin ve güvenliğin, başkalarını idare etmeye bağlı olduğunu öğrenir. Bu rol yetişkinlikte ilişkilerde kendiliğinden tekrarlanabilir.

Yardımseverlikten farkı ne?

Başkalarına destek olmak değerli bir özelliktir. Eş bağımlılıkta sorun yardımın kendisi değil, dengenin kaybolmasıdır: Verilen hep tek yönlüdür, kendi ihtiyaçlar görünmez olur ve kişi yardım edemediğinde değersiz hisseder. İnsanları memnun etme eğilimiyle yakından ilişkilidir.

Değişim nereden başlar?

  • Gün içinde küçük şeylerde "Ben ne istiyorum?" diye sormak
  • Küçük sınırlar koymak ve bunun yarattığı rahatsızlığa katlanmayı öğrenmek
  • Karşındakinin duygularından sorumlu olmadığını hatırlamak; destek olmak ile kurtarmak arasındaki farkı görmek

Ne zaman destek almak iyi gelir?

Kendini ilişkilerde sürekli tükenmiş hissediyorsan, sana zarar veren bir ilişkiden kopamıyorsan ya da kendi ihtiyaçlarını hatırlayamıyorsan, bir uzmanla çalışmak bu örüntünün köklerini anlamana ve yeni bir denge kurmana yardımcı olabilir. Zarar veren bir ilişkiye bağlanıp kalma hâli için Travma bağı (iyi ve kötü dönemlerin döngüsüyle güçlenen, zarar veren kişiye bağ) maddemize de göz atabilirsin.

Ayrıca bakınız İnsanları memnun etme · Travma bağı · Kaygılı bağlanma

Bu maddenin kendi sayfası

Konuşmak istersen buradayım.

İlk mesajında ne yaşadığını uzun uzun anlatman gerekmiyor. Kısa bir merhaba yeterli; uygun görüşme saatlerini ve sürecin nasıl işlediğini birlikte netleştiririz.