Psikoloji Sözlüğü

Ekim teorisi

İngilizce: October theory

Ekim teorisi, ekim ayını yıl bitmeden hedeflere yeniden başlamak için bir "ikinci yılbaşı" olarak gören bir sosyal medya akımıdır. Akıma göre yılın son üç ayı, ocak ayındaki "yeni yıl, yeni ben" baskısı olmadan yeniden toparlanmak için iyi bir fırsattır.

Baştan söyleyelim: Ekim teorisi bilimsel bir kavram değildir. Bir psikoloji terimi değil, bir akımdır. Yine de arkasında, psikolojide incelenmiş gerçek bir eğilim var.

Bilimsel karşılığı: Taze başlangıç etkisi

Davranış bilimciler Hengchen Dai, Katherine Milkman ve Jason Riis, 2014'te yayımlanan çalışmalarında insanların yeni bir haftanın, ayın, yılın ya da doğum gününün ardından hedeflerine yönelik davranışlara daha çok yöneldiğini gösterdiler. Bu eğilime taze başlangıç etkisi (fresh start effect) adını verdiler.

Zamandaki bu dönüm noktaları, geçmişteki başarısızlıklarla aramıza zihinsel bir mesafe koyar. "O eski bendim, şimdi yeniden başlıyorum" demeyi kolaylaştırır. Ekim teorisi, bu etkiyi yılın ortasında yeniden yakalamanın bir yolu olarak okunabilir.

Nerede işe yarar, nerede yaramaz?

  • İşe yarayabilir: Bırakılmış bir hedefe, suçluluk duymadan yeniden dönmek için bir bahane olarak.
  • İşe yaramayabilir: Her yeni başlangıç, "bu sefer mükemmel olacak" beklentisine dönüşürse. Mükemmeliyetçilik, yeniden başlamayı da yorucu hâle getirir.

Değişim takvimden değil, küçük ve sürdürülebilir adımlardan beslenir. Ekim de bunun için uygun bir zaman olabilir, sıradan bir salı da.

Varoluşçu bir not

Belki asıl soru "ne zaman başlayacağım" değil, "neden başlamak istiyorum" sorusudur. Kendi seçtiğimiz bir anlama bağlı hedefler, takvimden bağımsız olarak daha uzun soluklu olur. Kendine sert davranmadan yeniden başlamak için öz şefkat yazımıza da göz atabilirsin.

Konuşmak istersen buradayım.

İlk mesajında ne yaşadığını uzun uzun anlatman gerekmiyor. Kısa bir merhaba yeterli; uygun görüşme saatlerini ve sürecin nasıl işlediğini birlikte netleştiririz.