Yeni: Mehmet Durmuş'un Çağın Kavramları Ansiklopedisi yayında Okumaya başla

Psikoloji Sözlüğü

Prokrastinasyon (erteleme)

İngilizce: Procrastination

Masada bitirmen gereken bir rapor var. Önce bir kahve yapıyorsun. Sonra masayı topluyorsun. Telefonu "bir saniye" diye eline alıyorsun, yarım saat geçiyor. Sonra şöyle düşünüyorsun: "Zaten öğleden sonra kafam daha iyi çalışır." Ve gün bitiyor, rapor yerinde duruyor. Üstüne bir de kendine kızgınlık.

Bu tanıdık döngünün bilimsel adı prokrastinasyon; gündelik dilde erteleme diyoruz. Yapman gerektiğini bildiğin bir işi, ertelemenin sana zarar vereceğini bilsen de bir türlü başlatamamak. Neredeyse herkes yaşıyor; bazılarımız ise çok daha sık.

Mesele tembellik değil

Çoğumuz ertelemeyi tembellik ya da zaman yönetimi sorunu sanırız. Oysa araştırmacılar başka bir şey söylüyor: Erteleme aslında bir duygu meselesi. Yapacağımız iş içimizde hoş olmayan bir his uyandırır: sıkıntı, kaygı, yetersizlik, "ya beceremezsem" korkusu. İşi bir kenara bırakınca o his anında geçer, hafif bir rahatlama gelir. İşte bu rahatlama, ertelemeyi bir alışkanlığa dönüştürür (APA).

Yani aslında ertelediğimiz şey iş değil, o işin bize hissettirdiği duygu.

Neyi daha çok erteleriz?

Sıkıcı işleri, belirsiz işleri, nereden başlayacağımızı bilmediğimiz işleri ve en çok da bizim için önemli olan işleri. Ne kadar önemliyse, "iyi yapmam lazım" baskısı o kadar artar. Bu yüzden erteleme sık sık başarısızlık korkusu ve sahtekârlık sendromu ile yan yana yürür. "Hiç başlamazsam başarısız da olmam" diye düşünen bir parçamız vardır.

Ertelemenin bir de gece hâli var: Gün boyu kendine ait zaman bulamayınca uykudan çalmak, yani intikam uykusuzluğu. İkisi de aslında aynı şeyi söyler: Bir şeyler bize iyi gelmiyor.

Neler iyi gelebilir?

İlk adım, kendine kızmayı bırakmak. Kulağa ters gelebilir, ama araştırmalar kendine sert davrananların daha çok ertelediğini gösteriyor. Kendini suçlamak, kaçtığın o kötü hissi büyütür. "Evet, şu an bu işe başlamak zor geliyor" diye kabul etmek, kapıyı aralar.

Sonra işi küçültmek. "Raporu yazacağım" çok büyük bir dağ. "Sadece ilk paragrafı yazacağım" ya da "Sadece dosyayı açacağım" ise tırmanılabilir bir tepe. Çoğu zaman başlamak en zor kısımdır; beş dakika sonra kendini devam ederken bulursun.

Bir de yalnız olmamak işe yarayabilir. Biri yanında sessizce kendi işini yaparken odaklanmak daha kolaydır; buna body doubling deniyor.

Ertelemenin nedenlerine ve döngüyü kırmak için adım adım bir plana daha ayrıntılı bakmak istersen Erteleme: Neden Sürekli "Sonra Yaparım" Diyoruz? yazımı okuyabilirsin.

Erteleme hayatını, işini ya da ilişkilerini ciddi biçimde zorluyorsa, altında yatan duygulara birlikte bakmak iyi gelebilir. Bu konularda nasıl çalıştığımı Özgüven ve kendini sabote etme sayfasında anlattım.

Sık sorulan sorular

Prokrastinasyon (erteleme) nedir?

Yapman gerektiğini bildiğin bir işi, ertelemenin sana zarar vereceğini bilsen de sürekli sonraya bırakmak.

Neden sürekli erteliyorum?

Çoğu zaman sebep tembellik değil, işin uyandırdığı hoş olmayan duygular: sıkıntı, kaygı, yetersizlik hissi ya da başarısız olma korkusu. İşi bırakınca bu duygu geçer ve erteleme bir alışkanlığa dönüşür.

Ertelemeyi nasıl bırakırım?

Kendine sert davranmak yerine anlayışla yaklaşmak, işi çok küçük adımlara bölmek ve sadece başlamaya odaklanmak iyi gelir. Biriyle birlikte çalışmak da yardımcı olabilir.

Konuşmak istersen buradayım.

İlk mesajında ne yaşadığını uzun uzun anlatman gerekmiyor. Kısa bir merhaba yeterli; uygun görüşme saatlerini ve sürecin nasıl işlediğini birlikte netleştiririz.