Yeni: Mehmet Durmuş'un Çağın Kavramları Ansiklopedisi yayında Okumaya başla

Psikoloji Sözlüğü

Ön yas (beklenen kayıp yası)

İngilizce: Anticipatory grief

Annenin hastalığının adını koydukları günden beri bir şey değişti. Onunla kahve içiyorsun, gülüyorsunuz, ama bir yerden bir düşünce sızıyor: "Kaç tane daha böyle sabahımız kaldı?" Onun eskisi gibi yürüyemediğini, isimleri karıştırdığını gördükçe bir şeyin eksildiğini hissediyorsun. Ve tuhaf bir suçluluk duyuyorsun: Henüz buradayken neden ağlıyorum?

Buna ön yas deniyor. İngilizcesi anticipatory grief, yani "beklenen kaybın yası". Henüz yaşanmamış ama kaçınılmaz görünen bir kaybın yasını önceden tutmaya başlamak. Çoğu zaman uzun süren bir hastalık, ilerleyen yaş ya da bunama gibi durumlarda yaşanır (Cleveland Clinic).

Henüz buradayken neden yas tutuyorum?

Çünkü kayıp aslında tek bir anda olmuyor. Sevdiğin kişinin eski hâli, birlikte yaptığınız şeyler, gelecek için kurduğunuz planlar yavaş yavaş eksiliyor. Ön yas, bu küçük kayıpların her birinin ve yaklaşan büyük kaybın yasını birlikte tutmak demek.

Bu yüzden ön yas çok olağan bir tepki, bir sevgi biçimi. Ama hissettirdiklerini taşımak kolay değil: üzüntü, kaygı, öfke, yorgunluk. Bir de içten içe "Artık bitse" diye düşündüğün anlar olabilir; özellikle sevdiğin kişinin acı çektiğini gördüğünde. Bu düşünce çok insani ve seni kötü biri yapmıyor. Çoğu zaman onun acısının bitmesini istemenin ve senin de çok yorulmuş olmanın bir sonucu.

Nasıl hissettirir?

Bazen yoğun bir hüzün dalgası, bazen hissizlik. Uyku ve iştah bozulabilir, odaklanmak zorlaşır. Zihnin sık sık gelecekteki o ana gider; nasıl olacağını, ne hissedeceğini düşünürsün. Bazen de tam tersi, şimdiki anın değerini çok daha derinden hissedersin.

Bakım veren kişi sensen, buna bir de tükenmişlik eklenebilir. Hem birine bakmak hem de onun yasını önceden tutmak, çok ağır bir yük (empati yorgunluğu).

Neler iyi gelebilir?

Ön yas bir fırsat da sunabilir: söylenmemiş sözleri söylemek, birlikte bir fotoğrafa bakıp anıları anlatmak, "Seni seviyorum" ya da "Teşekkür ederim" demek. Bazı şeyler için hâlâ zaman var ve bu, sonraki yası biraz daha hafif kılabilir.

Duygularına alan açmak da önemli. Ağlamaya, öfkelenmeye, yorgun olmaya izin vermek. Benzer bir süreçten geçen insanlarla konuşmak, yalnız olmadığını hissettirir. Ve kendi bedenine bakmayı unutmamak: uyku, yemek, kısa bir yürüyüş. Başkasına bakarken kendini ihmal etmek çok kolay.

Ön yas haftalar, aylar boyunca hayatını ağırlaştırıyorsa ya da bakım yükü altında eziliyorsan, bunu biriyle konuşmak iyi gelebilir. Bu konularda nasıl çalıştığımı Depresyon ve anlam sayfasında anlattım.

Sık sorulan sorular

Ön yas nedir?

Henüz yaşanmamış ama kaçınılmaz görünen bir kaybın yasını önceden tutmaya başlamak. Çoğunlukla uzun süren bir hastalık ya da ilerleyen yaş durumlarında görülür.

Ön yas normal mi?

Evet, çok olağan bir tepki. Sevdiğin birinin yavaş yavaş eksilmesine tanık olmanın doğal bir sonucu. Suçluluk duymana gerek yok.

Ön yas, sonraki yası hafifletir mi?

Bazen. Önceden vedalaşmak, söylenmemiş sözleri söylemek sonraki süreci kolaylaştırabilir. Ama ön yas yaşamak, kayıp gerçekleştiğinde yas tutmayacağın anlamına gelmez; ikisi farklı süreçler.

Konuşmak istersen buradayım.

İlk mesajında ne yaşadığını uzun uzun anlatman gerekmiyor. Kısa bir merhaba yeterli; uygun görüşme saatlerini ve sürecin nasıl işlediğini birlikte netleştiririz.