Psikoloji Sözlüğü

FOMO ve JOMO

İngilizce: Fear of missing out / Joy of missing out

FOMO (fear of missing out), Türkçesiyle gelişmeleri kaçırma korkusu, başkalarının o an daha keyifli, daha anlamlı ya da daha önemli deneyimler yaşadığı ve bizim bunun dışında kaldığımız düşüncesiyle duyulan kaygıdır. Psikolog Andrew Przybylski ve arkadaşları 2013'te bu deneyimi ölçen ilk bilimsel ölçeği geliştirdi.

Kavram yeni değil; dışlanma ve geride kalma kaygısı insan kadar eski. Yeni olan, sosyal medyanın bu kaygıyı günün her saatine taşıması.

Nasıl fark edilir?

  • Telefonu gerekmediği hâlde sık sık kontrol etmek
  • Bir davete "hayır" deyince içinin rahat etmemesi
  • Başkalarının paylaşımlarını görünce kendi hayatını eksik bulmak
  • Yaşadığın anı paylaşmadan tam yaşamamış gibi hissetmek
  • Bildirimleri kapatınca huzursuzlanmak

Ne değildir?

FOMO bir teşhis değildir. Her merak ya da özenme de FOMO sayılmaz. Araştırmalar FOMO'nun yoğun sosyal medya kullanımıyla, düşük yaşam doyumuyla ve kaygıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Ancak bu ilişkilerin yönü her zaman net değil: Kaygılı hissetmek de bizi ekrana daha çok yöneltebilir.

JOMO: Kaçırmanın keyfi

JOMO (joy of missing out), her şeye yetişmek zorunda olmamanın verdiği rahatlığı anlatır. Bilimsel bir kavramdan çok, bir yaşam önerisidir: Bir akşamı plansız geçirmek, bir gündemi takip etmemek, bir davete gönül rahatlığıyla "hayır" diyebilmek.

Neler iyi gelebilir?

  • Fark et: Telefona uzandığın anda "Şu an neyi kaçırmaktan korkuyorum?" diye sor.
  • Bildirimleri seç: Her uygulamanın sana anında ulaşması gerekmiyor.
  • Kıyasa dikkat et: Başkalarının vitrinini kendi mutfağınla kıyaslıyor olabilirsin.
  • Sınır koy: Hayır demek, kendine alan açmanın bir yoludur.

Teknolojiyle ilişkini daha ayrıntılı ele aldığımız yazı: Kontrol sizde mi, algoritmada mı?

Konuşmak istersen buradayım.

İlk mesajında ne yaşadığını uzun uzun anlatman gerekmiyor. Kısa bir merhaba yeterli; uygun görüşme saatlerini ve sürecin nasıl işlediğini birlikte netleştiririz.