Yazı
Psikologdan Hayata Dair 7 Temel Ders
Zihin sağlığı; duygusal, psikolojik ve sosyal iyi oluşumuzu kapsar. Nasıl düşündüğümüzü, hissettiğimizi ve davrandığımızı, stresle nasıl baş ettiğimizi ve başkalarıyla nasıl ilişki kurduğumuzu etkiler. Terapi odasında farklı hayatlardan, farklı hikâyelerden insanlarla çalışırken bazı derslerin tekrar tekrar karşımıza çıktığını görürüz. Bu yazıda, gündelik hayata da taşınabilecek yedi tanesini paylaşıyorum.
1. Duygular düşman değil, haberci
Kaygı, öfke, üzüntü ya da utanç… Hoşa gitmeyen duyguları çoğu zaman bastırmaya ya da bir an önce kurtulmaya çalışırız. Oysa her duygu bize bir şey söyler: Öfke bir sınırın aşıldığını, kaygı önemsediğimiz bir şeyin risk altında olduğunu, üzüntü bir kaybı haber verebilir. Duyguyu susturmak yerine "Bu duygu bana ne anlatmaya çalışıyor?" diye sormak, onunla ilişkimizi değiştirir. Bu konuyu öfke üzerine yazımızda daha ayrıntılı ele alıyoruz.
2. Her düşünce gerçek değildir
Zihnimiz gün boyu otomatik düşünceler üretir ve bunların bir kısmı olayları olduğundan daha olumsuz yorumlar: "Kesin bana kızgın", "Hiçbir şeyi doğru yapamıyorum", "Her şey mahvolacak." Bu düşünceleri fark etmek ve "Bunun kanıtı ne?" diye sorgulamak, ruh halimiz üzerinde şaşırtıcı bir etki yaratabilir. En sık düşünce tuzaklarını Zihninizin size söylediği 10 yalan yazısında bulabilirsiniz.
3. Kendinize nasıl konuştuğunuz önemlidir
Birçok insan kendine, en yakın arkadaşına asla kurmayacağı kadar sert cümleler kurar. Bu iç ses bizi motive etmez; çoğu zaman yıpratır ve kaygıyı artırır. Öz şefkat, hatalarımızı yok saymak değil, onlara bir dostun anlayışıyla yaklaşabilmektir. Zor bir anda "Şu an buna kendime ne söylesem iyi gelir?" sorusu küçük ama güçlü bir başlangıçtır.
4. Kaçınmak kısa vadede rahatlatır, uzun vadede büyütür
Bizi korkutan ya da zorlayan şeylerden uzak durmak anlık bir rahatlama sağlar. Ama kaçındıkça zihin "Demek ki gerçekten tehlikeliymiş" sonucuna varır ve korku büyür. İster zor bir konuşma, ister korkulan bir ortam, ister ertelenen bir iş olsun; küçük ve yönetilebilir adımlarla yaklaşmak çoğu zaman kaçınmaktan daha iyi gelir.
5. İlişkiler zihin sağlığının temelidir
Yalnızlık ve kopukluk, ruh sağlığını en çok zorlayan deneyimler arasındadır. Güvenli ve destekleyici ilişkiler ise zor zamanlarda en güçlü dayanaklarımızdan biridir. İyi bir ilişki kusursuz bir ilişki değildir; anlaşmazlıklardan sonra birbirine geri dönebilen bir ilişkidir. Aktif dinlemek, duyguları "ben dili" ile ifade etmek ve sağlıklı sınırlar koymak ilişkileri güçlendiren becerilerdir.
6. Beden ve zihin ayrı değildir
Uyku, hareket, beslenme ve nefes, ruh halimizi doğrudan etkiler. Uykusuz bir gece kaygıyı büyütebilir; kısa bir yürüyüş zihni toparlayabilir; birkaç yavaş nefes sinir sistemini sakinleştirebilir. Ruh sağlığına bakmak, çoğu zaman bedene bakmakla başlar. Kısa bir başlangıç için Nefes alanı aracını deneyebilirsiniz.
7. Yardım istemek bir güç işaretidir
Pek çok insan "Bunu tek başıma halletmeliyim" inancıyla uzun süre zorlanır. Oysa destek istemek bir zayıflık değil, kendine ve hayatına sahip çıkmanın bir yoludur. Bir uzmanla konuşmak her zaman büyük bir kriz gerektirmez; bazen yalnızca olan biteni daha net görmek için güvenli bir alana ihtiyaç duyarız. Bir görüşme sürecinin nasıl işlediğini Süreç nasıl işler? sayfasında anlatıyoruz.
Sonuç
Zihin sağlığını güçlendirmek tek bir büyük adımla değil, gündelik hayattaki küçük farkındalıklarla olur. Bu yedi dersin hepsini birden uygulamak zorunda değilsiniz; size en yakın geleni seçip oradan başlayabilirsiniz. Herkesin süreci farklıdır ve kendi hızınızda ilerlemek tamamen meşrudur.

